GDO’ya ihtiyacımız yok!

Biyogüvenlik Kurulu 3 yeni GDO’lu hayvan yemine ithalat izni verilmesi için çalışma başlattı. Biyogüvenlik Kurulu’nun 11 Ocak’ta açıkladığı karara göre GDO’lu 1 soya ve 2 mısır ürününün ithalatı için Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği Derneği’nin (BESD-BİR) talebi kabul edildi ve değerlendirme sürecinin başlamasına karar verildi. Bu ürünlere de ithalat izni çıkarsa Türkiye’de ithalatına izin verilen GDO’lu hayvan yemi sayısı 39’a çıkacak.

Biyogüvenlik Kurulu’nun açıklaması şöyle:

“BESD-BİR’in 8 Kasım 2017 tarihli FG 72 soya çeşidi ve 28 Aralık 2017 tarihli MON87427 ve DAS-40278-9 mısır çeşitlerinin yem amaçlı kullanma başvurularının kabulüne, değerlendirme sürecinin basitleştirilmiş işlem kapsamında yürütülmesine, oluşturulan risk değerlendirme ve sosyo-ekonomik komitelerinin görevlendirilmesine, komite üyeliğinden zaruri nedenlerle ayrılan üyenin yerine uzman havuzundan yeni bir üyenin Kurul Başkanı tarafından atanmasına karar verilmiştir.”

GDO’lu ürünlerin doğrudan gıda ürünlerinde kullanımı yasak; ancak hayvan yemi olarak kullanılabiliyor ve bu niyetle kullanılıp ithal edilebiliyor. Bu durum gıda güvenliğimiz konusunda çok büyük bir tehlike ve belirsizlik doğuruyor. Öncelikle GDO’lu yemlerle beslenen hayvansal ürünler aracılığıyla GDO dolaylı yoldan soframıza gelebiliyor; ikincisi de GDO’lu ürünler hayvan yemi olarak kullanılmak üzere ülkeye girdikten sonra bu ürünlerin hangi alanlarda kullanıldığına dair bir takip sistemi yok.

Mart 2017’de Hürriyet Gazetesi’nin haberiyle ortaya çıkan Adana’daki GDO’lu ekmek örneğinde olduğu gibi, söz konusu GDO’lu ürünler çeşitli gıda üretiminde kullanılabiliyor. Üstelik bu durumu GDO’lu ekmek skandalı sonrası eski Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, 2016-2017 yıllarında yapılan GDO denetimlerinde 7 üründe GDO tespit edildiğini belirterek doğrulamıştı. Bakan Çelik GDO’lu ürünlerin ne olduğunu ve hangi firmalar tarafından üretildiğini açıklamadı.

GDO’lar yerine ekolojik tarım ve mera hayvancılığı desteklenmeli!

Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar, biyolojik çeşitliliğimizi tehdit ediyor. GDO, yemler yoluyla hayvan dokusuna geçerek insana da zarar verir. Bazı GDO’ların kanser, alerji gibi hastalıklara neden olabileceği araştırmalarla da ortada. Ayrıca pek çok GDO çeşidinin sağlık açısından nasıl bir tahribata yol açacağı henüz bilinmiyor bile. Yani durum, düşündüğümüzden daha vahim.

Ekolojik tarım, insana ve çevreye dost üretim sistemlerini içeren bir tarım şekli olduğu için sentetik, kimyasal ilaçlar ve kimyasal gübrelerin kullanımına karşıdır. Üretimde, ürünün kalitesini yükseltmeyi amaçlar. Organik tarımla üretilen ürünlerde GDO kesinlikle yasaktır.

GDO’lu hayvan yemlerinin ülkeye girişi derhal yasaklanmalı, GDO değil, ekolojik tarım ve mera hayvancılığı desteklenmeli!

Türkiye, doğru bir ekim/üretim planlamasıyla hayvan yeminde kendine yetebilir duruma gelebilir ve bu duruma gelinceye kadar da GDO’lu hayvan yemi yerine GDO’suz hayvan yemi ithal edebilir. GDO’yla ilgili esneme tedbirler yerine, doğal yaşamın sürdürülebilirliğini esas alan ekolojik tarımı teşvik edici düzenlemeler beklediğimiz Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın, GDO’yu sınırlarımızdan sokmayarak, hayvan yeminde ve gıdada kendine yeterli bir ülke olma yolunda adımlar atmasını bekliyoruz.

Bu Yazıyı Paylaşmak İster misiniz ?
E-Bülten
İndirimli ürünler ve fırsatlardan ilk önce siz haberdar olmak istermisiniz?
softtr® | Profesyonel E-Ticaret Sistemleri ile hazırlanmıştır.